Çocuklarla Birlikte Düşünmek: Yaratıcı Hak Atölyelerimden 3 Farklı Deneyim
Share
Çocuklarla atölye yürütürken benim için önemli olan, atölyenin sonunda ortaya ne çıktığı değil. Çocukların süreç boyunca ne düşündüğü, hangi soruları sorduğu, birbirlerinin fikirlerini nasıl dinlediği, bir fikirden yola çıkarak ne ürettiği ve bazen kendi fikrini yeniden düşünmesi daha öncelikli.
- Çocuklar soru soruyor mu?
- Sorularıma nasıl yanıtlar veriyor? Yanıt veremediğinde düşünme pratiklerim hazır mı?
- Yaratıcı düşünme, hayal kurma ve katılım becerileri beslenecek mi?
- Eğlenecek mi? Hareket edecek mi?
- Yaratıcı Hak Atölye Programı'na uyumlu mu?
- İçerikte sanat, düşünme ve çocuk hakları var mı?
Birbiriyle bağlantılı olan bu listeye bağlı kalmaya çalışırken, ders içi deneyimlerimi de geliştirmeye devam ediyorum. Bu yüzden çocuklarla birlikte düşünme deneyimimi anlatmaya üç farklı atölye çalışmamı referans alarak anlatmaya karar verdim.
Bazen bir oyun üzerinden düşünüyoruz, bazen bir hikâyeden yola çıkıyoruz, bazen de fikri, kelimeyi ve duyguyu takip ediyoruz.
1. Oyunun İçinde Ne Var?
Bu atölyede çıkış noktam bir oyun oldu. Mukavva, renkli evadan, renkli toplardan ve görev kartlarından hazırlanmış bir oyun! Hikayesi de var tabii ki: ana karakter yolunu kaybetmiş bir güneş ışığı.
Bu oyunla çocukların birlikte hareket etmesini, sıra beklemesini, birbirlerinin sırasına ve kararlarına alan açmasını amaçladım. Görev kartları eğlenceli, yaratıcı ve bağ kurmaya yönelikti.
Sadece hareket etmiyoruz, oyuna başlamadan önce düşünüyoruz ve anlamaya çalışıyoruz, soru soruyoruz. Birlikte üretiyoruz aslında. Bu oyunun nasıl göründüğünü Instagram hesabındaki videolardan izleyebilirsiniz! @yaraticihakpedagojisi

- Birlikte hareket ediyoruz, sıra bekliyoruz.
- Karar vermeye alan açıyoruz.
- Oyun başlamadan önce düşünüyoruz ve soru soruyoruz.
- Birlikte üretiyoruz.
2. Çorap Konseyi Görevde!
Bu atölyem ise bir çoraptan yola çıkılarak hazırlandı. Sıradan bir çorap değil tabii ki. Hayal ettiğim, belki süper güçleri, belki kimsede olmayan bir özelliği olan ya da sadece benden bir parça olan bir çorap.
Önce çocukların “eğer bir çorap olsaydın, bu nasıl olurdu?” sorusunu düşünmesini istiyorum ve sınıfta duran çocuklar yerine, çoraplar oluyorlar. Birlikte yolculuğa çıkıyoruz, yolculukta karşılaştığımız başka çoraplar oluyor. Bu çorapların da hikayesi, empati görevleri ve çözülmesi gereken sorunları vardı.

Ve zaten atölyelerde sevdiğim şeylerden biri de bu: çocuklara önceden belirlenmiş bir cevabı ulaştırmak yerine, onların kendi cevaplarını oluşturabilecekleri bir alan açmak.
- Hayal gücüyle kimlik oluşturuyoruz.
- Başkalarının perspektifinden düşünüyoruz (empati).
- Problemlere birden fazla çözüm üretiyoruz.
- Kendi cevabımızı oluşturabileceğimizi keşfediyoruz.
3. Gemi Yolculuğu: Yanımıza Hangi Kelimeleri Alırdık?
Anlatmak istediğim son atölye örneğim ise “yanına bir anlam aldı ve açıldı,” şiir dizesinden ilhamla hazırlandı. Çocuklarla kelimeler hakkında bolca konuştuktan ve kendi kelimelerimizi belirledikten sonra, hayali bir yolculuğa çıkıyoruz.
Gemiye istediğimiz her şeyi alamazdık, bu yüzden seçim yapmamız gerekiyordu. “Senin için önemli olan şey ne?” sorusunu düşünmelerini istedim.
Yanına ne alırdın?
Oyuncak, anne-baba, yemek, çanta, yeni ayakkabılar…
Peki duygular?
Mutluluk, üzgünlük, sevgi…

Hangi kelimeyi, neden seçtiğimizi konuştuk. Başka hangi kelimeyi seçebileceğimizi düşündük. Sonra hayal kurduk ve bu düşünceleri hareketle buluşturduk.

Atölyenin devamında 1-2-3 Düşün, 4-5-6 Göster oyununu oynadık. Shopier üzerinden inceleyebilir ve dijital olarak satın alabilirsiniz.
Bu oyun, çocukların önce düşünmelerini, sonra düşündüklerini bedenleriyle hareketlerle göstermelerini içeriyor.
- Kelimelerin anlamını ve önemini keşfediyoruz.
- Seçim yapmayı ve nedenini açıklamayı öğreniyoruz.
- Düşüncelerimizi hareketle ifade ediyoruz.
- Hayal gücüyle anlam üretiyoruz.
Atölyelerin Ortak Noktası Ne?
Üç atölye aslında birbirinden oldukça farklı. Birinde kartondan bir oyun var. Birinde çoraplar ve onların hikâyeleri. Birinde ise bir gemi yolculuğu, kelimeler ve hareket.
Ama benim için hepsinin ortak bir tarafı var:
Eylemleri üzerine düşünmelerini, soru sormalarını, fikirlerini ifade etmelerini, başkalarının fikirlerini dinlemelerini ve gerektiğinde kendi düşüncelerini yeniden kurmalarını istiyorum.
Bu nedenle atölyenin sonunda ortaya çıkan ürün benim için tek ölçüt değil. Hatta bazen ortaya çok güzel bir ürün çıkmasa bile, çocukların arasında başlayan bir konuşma benim için atölyenin en önemli çıktısı olabiliyor.
- Bir çocuğun “Ama neden?” diye sorması…
- Bir arkadaşının fikrine “Ben farklı düşünüyorum.” demesi…
- Daha önce düşünmediği bir ihtimali denemesi…
Yaratıcı Hak Pedagojisi'nde benim için atölye biraz da böyle bir alan:
- 💭 Düşünmek için.
- ❓ Eleştirmek ve sormak için.
- 🔍 Denemek için.
- 🎮 Oynamak için.
- ✨ Ve yeniden oluşturmak için.
Her atölyede bunların hepsi aynı biçimde gerçekleşmeyebilir. Zaten amacım da tek bir kalıbı her gruba uygulamak değil. Çocukların getirdiği fikirlerle birlikte şekillenen, yaşamla ve deneyimle bağlantı kuran öğrenme alanları oluşturmak.
Ben de bu yüzden her atölyeden yeni bir soruyla çıkıyorum ve öğrenmeye devam ediyorum.
Bu yazıyı beğendiniz mi? Yorumunuzu paylaşın, çembere katılın!
📖 Dijital Ürünlerimizi İnceleyin
Çocuk haklarını, sanatla, oyunla, düşünmeyle destekleyen dijital ürünler sizi bekliyor.
🛒 Tüm Ürünleri İncele