Çocuklar En Çok Nerede Görünür Olmak İstiyor?

Çocuklar En Çok Nerede Görünür Olmak İstiyor?

 

Yakın zamanda toplu taşımada bir ebeveynin küçük yaşlardaki çocuğunun sorularına karşılık "yalvarırım sus artık" dediğini duydum. Biraz rahatsız hissettim. Çünkü çocukların sesini ve sorularını bir kriz olarak gören, çözüm olarak da susmasını bekleyen yetişkinlerle çok sık karşılaşıyoruz.

Çocukların seslerini azaltmak yerine, seslerini duyacağımız alanların olduğunu göstermek çok daha güçlü bir mesaj verir.

Bu yazımda, okul öncesi yaş grubunda yürüttüğüm bir çalışmamdan, çocukların verdiği yanıtlardan ve düşünmeye alan açmak için bir etkinlik önerisinden bahsedeceğim. Blogun sonunda yorumlarını paylaşman benim için çok önemli.

Sesimiz Ne İşe Yarar?

Kendimizi nasıl ifade ederiz? Yanlış bir şey gördüğümüzde, rahatsız olduğumuzda, mutlu ya da üzgün olduğumuzda? Belki sadece "bir şey" anlatmak istediğimizde?

Konuşarak. Yazarak. Resim yaparak. Tiyatroyla. Dansla. Sanatın bambaşka yollarıyla. Belki sessizlikte. Kendimizi ifade etmek isterken sesimiz de çok güçlüdür. İfade etmenin tüm biçimlerine "benim sesim" dedim ben de.

Atölye çalışmasından bir kare

Atölye çalışmasından bir kare, çocuklar seslerini keşfediyor.

Bir Çocuk En Çok Nerede Görünür Olmak İster?

Tam da bu noktayı 4–5 yaş grubundaki öğrencilerimle konuştum. Onlara güçlü bir soru sordum ve düşünmelerini istedim:

"En çok hangi alanda sesinizi duyurmak istiyorsunuz? Kendini en çok nerede ifade etmek istiyorsun?"
Düşünme Sorusu

Siz de bir an durun: Çocuğunuz ya da öğrenciniz bugün en çok nerede duyulmak istedi? Bunu fark ettiniz mi?

Bazen insanlar bana çalışmalarımla ilgili "çocuklar anlıyor mu?" sorusunu soruyor. Çocuklarla konuştuğumuz konular ihtiyaç duydukları bir parçadan geliyor çoğu zaman. Bu yüzden atölye sürecinde anlamakta zorlansalar bile kolaylaştırıcılığımla birlikte çalışmalarımızı verimlilik ile tamamlıyoruz. Birlikte paylaşabileceğimiz yerden bakmaya çalışıyoruz.

Çocuklar düşünürken

Müzik eşliğinde düşünme zamanı. Her çocuk kendi cevabını arıyor.

Soruyu sorduktan kısa bir süre, harika müzik eşliğinde düşünmeye başladılar. Oyun oynarken, sahnede, parkta, bahçede, markette, mağazada, arkadaşlarıyla vakit geçirirken gibi yanıtların arasında da ortak bir tema vardı:

Çocuklar en çok evlerinde duyulmak istiyor.

Ailelerinin onları dinlemesini, fikirlerini sormasını, anlattıkları şeylerle ilgilenmesini istiyorlar. Çocuklar çoğu zaman daha fazla oyuncak ya da etkinlik istemiyor. Öncelikle duyulmak istiyorlar.

Belki de çocuk katılımının ilk adımı tam burada başlıyor: Bir çocuğun anlattığı hikâyeyi gerçekten dinlediğimiz anda.

Çocuk Hakları Notu

BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12. maddesi, çocukların kendilerini etkileyen konularda görüşlerini özgürce ifade etme hakkını güvence altına alır. Bu hak yalnızca mahkeme salonlarında değil, her evde ve sınıfta yaşatılabilir.

Daha sonra çocuklardan görünür olmak istedikleri alanların resmini çizmelerini istedim. Herkes tamamladıktan sonra sınıf içinde hikâyesini paylaştı. Tüm paylaşımların sonunda çizdikleri resimleri sınıfın ortak üretimine, bir afişe dönüştürdük.

Üç liste oluştu:

  • "Beni dinlemesini istediğim kişiler"
  • "Fikrimin sorulmasını istediğim yerler"
  • "Rahatsız olduğum ve söylemek istediğim şeyler"

Her cevapla birlikte çocukların "benim sesim" algısını dinledim. Bir çocuğun:

  • Fikrinin dinlenmesi,
  • Duygusunun fark edilmesi,
  • Tercihlerinin sorulması,
  • Ürettiği şeylerin görülmesi

…onun değerli olduğunu hissetmesine katkı sağlar. Çocuklar yalnızca korunmaya değil, aynı zamanda fark edilmeye de ihtiyaç duyar.

Çocuk resmi 1 Çocuk resmi 2

Çocukların çizdiği "görünür olmak istediğim yer" resimleri.

Evde ve Sınıfta Neler Yapabiliriz?

Çocukların seslerini güçlendirmek için büyük uygulamalara ihtiyacımız yok. Şunlar bile önemli bir başlangıç olabilir:

  • Gün içinde fikirlerini sormak,
  • Seçim yapabilecekleri alanlar oluşturmak,
  • Sözlerini kesmeden dinlemek,
  • Ürettikleri çalışmaları görünür kılmak,
  • Duygularını ifade etmelerine alan açmak.
  • Dinleyemediğimiz anlarda nazikçe paylaşmak ve daha sonra konuyu tekrar açmak: Söylediklerini hatırlıyorum, demek!
Bazen bir çocuğun sesini duymak, ona verebileceğimiz en güçlü mesajdır: "Sen önemlisin. Seni duyuyorum."
Evde Deneyin

Bu akşam çocuğunuza sorun: "Bugün en çok ne söylemek istedin?" Cevabını not alın. Yarın ona o alanda bir fırsat yaratın. Küçük bir adım, büyük bir mesaj taşır.

Yaratıcı Hak Pedagojisi: Benim Sesim Atölyesi

Bu atölyede çocuklar yalnızca resim yapmadılar. Kendilerini ifade ettiler. Görünür olmak istedikleri alanları çizdiler. Anlatmak istedikleri hikâyeyi paylaştılar. Sınıfta, hep birlikte nasıl hissettiğimizi konuştuk.

Ve bir kez daha şunu hatırlattılar:

Çocukların sesi geleceğin sesi değildir.
Çocukların sesi, bugünün sesidir.
Meriç Demet Sosyolog · Yaratıcı Hak Pedagojisi

Bu yazı sizi düşündürdü mü? Aşağıda yorumunuzu paylaşın, topluluğumuza katılın ve bizi takip edin!

Bloga dön

1 yorum

Aydınlatıcı bir yazıydı. Benim de soruları dinlerken zorlandığım alanlar oluyor. Daha sakin kalmaya ve bu sorunun onun için yeni olduğunu düşünmeye çalışıyorum. Biraz daha gayretle olacaktır..

G.

Yorum yapın

Yorumların yayınlanabilmesi için onaylanması gerektiğini lütfen unutmayın.